
(İnfitar Suresi, 10,11,12)
"Halbuki yanınızdan ayrılmayan muhafızlar var.
O muhafızlar değerli, şerefli kâtiplerdir.
(Kiramen kâtibin (şerefli kâtipler) insanın yaptığı her şeyi kayd eden meleklerdir. )
Yaptığınız her şeyi bilip yazarlar. "
Kur’an-ı Kerim, her anımızı kaydeden Kiramen Kâtibin meleklerinden bahsederken, aslında bize evrenin en temel fizik yasasını fısıldıyor: "Bilgi Asla Yok Olmaz."
Kuantum Fiziğinde her şey bir "dalga fonksiyonu" ile ifade edilir. Ve zaman geçse de, sistem ne kadar karmaşıklaşsa da o dalga fonksiyonu içindeki bilgi korunur.
Eğer evrenin şu anki tüm atom altı verilerini elinde tutan devasa bir bilgisayarımız olsaydı, matematiksel olarak Büyük Patlama anına kadar her saniyeyi geriye doğru izleyebilirdik.
Bizim her niyetimiz, her adımımız ve her sözümüz aslında kuantum alanlarında birer "etkileşim" (interaction) oluşturur.
Fizikçi John Wheeler’ın dediği gibi her "şey", aslında bir "bilgi"den ibarettir. Ve o bilgi, kâinatın dokusuna silinmez bir mürekkeple işlenmektedir.
Modern fizikçiler artık evrenin bir hologram gibi çalıştığını tartışıyor. Yani 3 boyutlu dünyada yaşadığımız her şey, evrenin sınırındaki 2 boyutlu bir yüzeyde (ufukta) depolanıyor.
Belki de, sağımızdaki ve solumuzdaki o melekler, belki de bu etkileşimleri anlık olarak evrenin "holografik yüzeyine" kodlayan birer kozmik işlemcidir.
Ayetteki "Kitabını oku! Bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter" (İsra, 14) hitabı, belki de kıyamet günü kendi dalga fonksiyonumuzun, o hiç kaybolmamış kozmik kaydın karşımıza bir "holografik projeksiyon" gibi yansıtılmasıdır.
Kısaca, ıssız bir vadide attığınız bir çığlık bile kaybolup gitmiyor. Hava moleküllerinin titreşiminden, atom altı parçacıkların spin değişimlerine kadar her şey o "Büyük Kayıt"a dahil oluyor.
Fizik diyor ki: "Silemezsin." Din diyor ki: "Yazılıyor."
Aslında ikisi de aynı gerçeğin farklı dillerle anlatıyor. Kâinatın hafızası tamdır ve biz, attığımız her adımla o devasa kütüphaneye birer cümle daha ekliyoruz.
Peki siz, bugün o kütüphaneye hangi "güzel cümle"yi bıraktınız?
Ayetteki "Kitabını oku! Bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter" (İsra, 14) hitabı, belki de kıyamet günü kendi dalga fonksiyonumuzun, o hiç kaybolmamış kozmik kaydın karşımıza bir "holografik projeksiyon" gibi yansıtılmasıdır.
Kısaca, ıssız bir vadide attığınız bir çığlık bile kaybolup gitmiyor. Hava moleküllerinin titreşiminden, atom altı parçacıkların spin değişimlerine kadar her şey o "Büyük Kayıt"a dahil oluyor.
Fizik diyor ki: "Silemezsin." Din diyor ki: "Yazılıyor."
Aslında ikisi de aynı gerçeğin farklı dillerle anlatıyor. Kâinatın hafızası tamdır ve biz, attığımız her adımla o devasa kütüphaneye birer cümle daha ekliyoruz.
Peki siz, bugün o kütüphaneye hangi "güzel cümle"yi bıraktınız?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder