30 Kasım 2014 Pazar

KUR'AN BİR YOL GÖSTERİCİDİR

Canım o kadar sıkılmıştı ki...
Halbuki "usulüne göre iş yapmak" 9. sınıftan beri onlara ısrarla vurguladığım meselelerden birisiydi. Velilerimden birisinin okul hakkında, dolayısıyla benim hakkımda olan haklı yakınmaları da olayın üzerine tuz-biber ekmişti. Ne anne-babalarına ne de okula haber vermeden böyle bir eylem içerisine girmeleri nasıl bir aymazlıktı!
Sabah nöbet yerime indiğimde beyefendiler müdür yardımcısının odasındaydılar. Yanları yaklaşıp müdür yardımcısıyla muhaverelerinde bazı tevil sayılabilecek cevaplarla kendilerini kurtarmaya çalıştıklarını anlayınca daha da öfkelendim. Oysa "beni sadakatim kurtardı" diyen Sahabe-i Güzin Efendilerimizin olayını onlara kaç kez anlatmıştım?!.. Akşam aynı olayın benzeri başka bir öğrenci vesilesiyle bir kez daha tekerrür edince, artık gerisini siz düşünün.
Okuldan ayrıldığımda beynim uğuldayıp duruyordu. Bu olup bitenler hafızamda dönüp dururken, "neden böyle oluyor" sorusu beynimin kılcallarında sürekli yankılanıyordu.
Hakikaten neden böyle oluyordu? Bu musahabe devam ettikçe soru mahiyet değiştirmeye başladı.
"Neyi yanlış yapıyorum? Ya da neyi eksik yapıyorum?"
Orada da kalamadım.. Düşündükçe daha farklı sorular sormaya devam ediyordum.. Sonunda şu soruya kadar geldim: "Acaba çok fazla mı duyarlı davranıyordum?"
Kendimden şüphelenmeye başlamıştım. Hemen aklıma tefeül yapmak geldi. Neden yine Kur'an-ı Kerim'den cevap istemiyordum?
Kuran sayfalarını parmaklarım arasında çevirmeye başladım. En nihayetinde Kur'an-ı Kerim'i açtım. Açtığım sayfada daha önce üzerini hangi amaçla çizdiğimi hatırlayamadığım bir ayet anında gözüme ilişti. Mealen şöyle yazıyordu:

Siz haddi aşan bir topluluksunuz diye bu hakikatli mesajla sizi uyarmaktan vaz mı geçeceğiz? Bu mümkün değil! (ZUHRUF SURESİ/5)

En fazla sıkıştığım anlarda bile bana Kutsal kitabıyla yol gösteren Rabbim'e bir kere daha sayısız şükrettim!..